Webtabanlı FIN-MAN programında kar payı avans dağıtımı ve yıllık kar dağıtımı otomatik olarak yapılmaktadır.

 

Kar, şirketin öz sermayesinde bir artış meydana getirir. Buna bağlı olarak şirket sahibi veya ortaklarının işletme varlıkları üzerindeki hakları artar. Şirketin bir faaliyet dönemi sonunda elde ettikleri karı dönem sonunda ortaklarına dağıtması gerekir. Ancak karın tamamının dağıtılması da zorunlu değildir. Karın tamamı dağıtılabileceği bir kısmı da dağıtılabilir. Yapılacak kar dağıtımında belirli esaslara göre yapılmalıdır. Bu dağıtım esasları genellikle şirket sözleşmesinde belirlenir. Kar dağıtımı sırasında sözleşmede belirlenen kurallara uyulması zorunludur.

 

Şirketler yıl sonunda mart ayı içinde yapacakları genel kurul ile kar dağıtabilecekleri gibi yıl içinde de kar payı avansı dağıta bilmektedirler. 

 

Şirketlerin dönem içinde avans kar dağıtımına yönelik usul ve esasların belirlendiği yönetmelik, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca 9 Ağustos 2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Söz konusu yönetmeliğe göre gerekli şartlar şunlardır:

·         Şirketin 1. 2. ve 3. Geçici vergi dönemlerinde kar etmiş olması,

·     Şirket Genel Kurulunca avans kar payı dağıtım kararı alınmış olması gereklidir.

 

 

Yönetmeliğe göre, dağıtılacak olan avans kar payı tutarına ulaşmak yani avans kar payı dağıtımı hesaplaması yapmak için şirketin ilgili geçici vergi dönem karından aşağıdaki unsurların indirilmesi gerekmektedir.Bunlar;

 

·         Şirketin varsa geçmiş yıl zararlarının tamamı,

·         Vergi fon ve mali karşılıkları,

·      Kanun ve esas sözleşme uyarınca ayrılması gereken zorunlu yedek akçeler,

·         Varsa imtiyazlı pay sahipleri için ayrılacak tutarlar,

·         Varsa intifa senedi pay sahipleri için ayrılacak tutarlar,

·         Varsa kara katılan diğer kimseler için ayrılacak tutarlar.

 

 

Avans kar payı dağıtımına yönelik Genel Kurul ile ilgili aşağıdakilerin bilinmesi gerekmektedir:

 

·     Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde sermayenin en az dörtte birini karşılayan pay sahiplerinin hazır olması gerekmektedir. Oyların çoğunluğunun kar payı avansı dağıtılması yönünde kullanılması gerekmektedir.

·  Limited şirketlerde ise oyların salt çoğunluğunun kar payı avansı dağıtılmasına yönelik kullanılması gerekmektedir.

 

 

Yukarıdaki şartlara uymayan bir şekilde alınacak olan avans kar payı dağıtımı kararının hukuki bir geçerliliğinin bulunmayacağı tabiidir. Dolayısıyla, şirket genel kurulunca alınacak olan kar payı dağıtım avansı ile ilgili kararda oy çoğunluğu ile bu kararların alınması gerekmektedir.

Z-Skoru, işletmelerin finansal başarısızlık ile karşılaşma ihtimallerini belirlemede kullanılan tahmin modelidir. Z-Skoru, finansal başarısızlık riski altındaki işletmelere yeniden sağlam bir yapıya kavuşabilmeleri konusunda yön gösterici olmaktadır.

Mali Analiz Programı’nda; işletmenin finansal başarısızlık riskini belirleyebilmek amacıyla belli oranlar arasındaki ilişkileri  ve ağırlıklarını dikkate alarak Z-Skoru hesaplayan Altman ve Springate Modelleri kullanılmaktadır.  

Bütün analizleriniz tek raporda alabilirsiniz.

Verimlilik; sahip olduğumuz kaynakların doğru ve etkin bir biçimde kullanılmasını sağlamak, performans ve yararlılıklarını en üst düzeye çıkartabilmek demektir. Verimlilik; bir üretim yada hizmet sisteminin ürettiği çıktı ile, bu çıktıyı yaratmak için kullanılan girdi arasındaki ilişkidir.

Rating (Derecelendirme); bir kuruluşun veya ekonomik birimin finansal yükümlülüklerini zamanında yerine getirip getiremeyeceğini ölçmekte kullanılan bir araç olup; özellikle yatırımcıya yatırımla ilgili riskleri karşılaştırmasına olanak sağlamakta ve karar almasını kolaylaştırmaktadır. Rating analizi, özetle işletmenin içinde bulunduğu mevcut durumu, sahip olduğu varlıkları ve yetenekleri belirleme sürecidir. İşletmenin ne durumda olduğu ve nelere sahip olduğu bu analizde ortaya çıkacaktır. Yapılan derecelendirmede kantitatif analiz kriterlerinden likidite oranları, faaliyet oranları, finansal yapı oranları, karlılık oranları ve büyüme oranları kullanılarak 100 üzerinden bir değerlendirme yapılmakta ve sektördeki diğer işletmelerle karşılaştırmalı olarak sonuç verilmektedir. Derecelendirmede kullanılacak niteliksel kriterler çerçevesinde, analiz yapılan işletme ve faaliyette bulunduğu sektöre yönelik olarak yapılan değerlendirmeler esas alınarak her bir kriter 5’li ölçek ile puanlandırılmıştır. Puanlamada, hassasiyeti artırmak için 5’li ölçek kullanılmıştır.

Nakit akış tablosu, diğer finansal tablolarla kullanıldığı zaman, okuyucuların işletmelerin net aktiflerindeki değişimi, finansal yapısını (likidite ve borç ödeme gücü dahil) ve nakit akışlarının tutar ve zamanlamasını değişen koşullara ve fırsatlara uyum sağlamak amacıyla etkileme yeteneğini değerlendirebilmesi için gerekli bilgiyi sağlar. Nakit akışı bilgisi işletmenin nakit ve nakit benzeri yaratma yeteneğinin değerlendirilmesi ve kullanıcıların gelecekteki nakit akışlarını ölçmek ve başka işletmelerle karşılaştırmak için modeller geliştirmesini sağlar. Ayrıca işletmeler arasındaki aynı işlem ve olaylar için farklı muhasebe uygulamalarının etkilerini elimine ederek farklı işletmelerin performans raporlamalarının karşılaştırılabilmelerine olanak verir. Tarihi nakit akış bilgisi; gelecekteki nakit akışlarının tutarı, zamanlaması ve kesinliliğinin göstergesi olarak kullanılır. Ayrıca, bu bilgiler, gelecek nakit akışlarına ilişkin geçmişte yapılan değerlendirmelerin doğruluğunun kontrol edilmesi ve karlılık, net nakit akışları ve fiyat değişiminin etkileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde de kullanılır.

Oran, işletmenin işlevi veya yapısındaki anlamlı sayılar arasındaki oran olarak tanımlanabilir.Oran yöntemi ile dikey yüzde yöntemi çoğu kez birbirine karıştırılır. Çünkü bazı durumlarda dikey yüzde, bir oran olabilmektedir. Örneğin bilançoda aktifin dikey yüzde ile tahlilinde bulunan sonuçlar aynı zamanda varlık yapısı oranları sonuçlarıdır.

 

Ancak dikey yüzde ile oranların farklı yanları vardır. Oran sonucu her zaman yüzde ile ifade edilmeyebilir. Örneğin likidite oranının 1-2 gibi ifade edilebilir. Ayrıca dikey yüzde ile ortaya çıkarılamayan birçok ilişki ve sonuçlar oran ile bulunabilir.           

 

Şirket finansal tablolarının analizinde en çok kullanılan yöntem “oran analizidir”. Bilanço ya da gelir tablosundan alınan iki rakam birbirine oranlanır. Önemli olan az sayıda oranla doğru sonuçlara ulaşmaktır. Oran analizinin bazı özellikleri şunlardır;

 

- Tek dönemli oran analizi yapılamaz. En az iki dönemin bilanço ve gelir tablosu olmalıdır.

- Endüstri analizi yapılması gerekir.

- Az sayıda oranla anlamlı sonuçlar elde etmek önemlidir.

 

 

Oran Analizinde Kullanılan Oranlar

 

Oranlar işletme faaliyet sonuçları ile finansal durumunu değerlemedeki kullanılış amaçlarına göre aşağıdaki gibi sınıflandırılır.

- Likidite Oranları

- Finansal Yapı Oranları

- Faaliyet Oranları

- Karlılık Oranları

Dikey yüzde yöntemi analiz edilecek finansal tablolardaki tutarlardan birinin 100 kabul edilmesiyle, öteki tutarların bu bütün içindeki paylarının bulunması yöntemidir. Bilançonun dikey yüzde ile analizinde de aktif ve pasif toplamı 100 kabul edilir. Bu yolla aktifi ve pasifi oluşturan her kalemin aktif ve pasif toplam içindeki payı yüzde olarak bulunur. Bulunan bu yüzdeler kendi içinde ve diğer yıllarla karşılaştırılarak analiz edilebilir.

 

Gelir tablosunun dikey yüzde ile analizinde net satış hasılat tutarı 100 kabul edilir. Gelir tablosunu oluşturan hesapların, satış hasılatı içindeki payı yüzde olarak hesaplanır.

 

Dikey yüzdeler finansal tablolardaki tutarlarla beraber gösterilebileceği gibi ayrı ayrı olarak da gösterilebilir.  İki döneme ait dikey yüzde tablolarından böyle bir çizelge düzenlendiğinde, iki dönemin dikey yüzdelerinin farkları da çizelgede gösterilebilir. Bu tür tablolara “Karşılaştırmalı dikey yüzde tabloları” adı verilir. Özellikle işletmeler arasındaki karşılaştırmalarda bu tür tablolar kullanılmaktadır.

Bu yöntem, birbirini izleyen iki ya da daha fazla döneme ait finansal tablolardaki tutarlar arasındaki değişimi artış ya da azalış şeklinde tutar ya da yüzde olarak, esas alınan döneme göre saptamak suretiyle uygulanır. Bu yöntem, iki tutar arasındaki farkı hem mutlak rakam ve hem de yüzde olarak göstermeye olanak sağlamakta ve böylece mutlak rakama oransal bir anlam vermek mümkün olabilmektedir. Bu yöntem genellikle iki biçimde uygulanır;

- İki dönemin tutarları yan yana konur ve her  kalemdeki değişme tutar olarak görülür.

- İki dönemin tutarı karşılaştırılır ve aradaki fark artış ya da azalış olarak saptanır. Buna göre bir yorum yapılır.

 

Bu yöntemde, birbirini izleyen iki döneme ilişkin bilançonun aktif, pasif ve gelir tablosunu oluşturan kalemlerdeki değişimler izlenir. Bu yöntem, tutarların dönemler itibariyle seyrini ilk bakışta göstermesi ve fazla bir işlemi gerektirmemesi bakımından çok kullanılmaktadır. Ancak, tutarların, mutlak rakamlar olması nedeniyle enflasyon ayrıca düşünülmelidir. İstenirse mutlak rakamlar enflasyondan arındırılarak karşılaştırılabilir.

Webtabanlı FIN-MAN programı çok kısa sürede girilen bilgilerin büyüklüğüne göre, 30-50 sayfa faaliyet raporunu otomatik olarak hazırlamaktadır.

 

Bütün sermaye şirketleri kademeli olarak bağımsız denetime girecekler ve denetimde faaliyet raporu da denetlenecektir.

 

 

Faaliyet Raporu Nedir?

 

İktisadi faaliyet gösteren bir kuruluşun işletme bütçesine (iş programına) göre bir yıllık faaliyetini gösteren rapordur.Faaliyet raporunda işletme bütçesinde öngörülen işler ile bunların gerçekleşme durumunun karşılaştırılması yanında kuruluşla ilgili iktisadi ve mali analizler de yapılır.

Ayrıntılı bilgiyi Örnek raporlar bölümünde yer alan "32 soruda Yıllık Faaliyet Raporu" içinde bulabilirsiniz.

 

Yıllık Faaliyet Raporunda Olması Gereken Bilgiler

 

Yıllık faaliyet raporunda şirketin finansal durumu ile finansal performansının genel özellikleri ve karşı karşıya olduğu temel riskler yıllık faaliyet raporunda değerlendirilir. Şirketin finansal durumuna ilişkin değerlendirmeler finansal tablolara dayandırılır.

 

Şirketlerin Faaliyet Raporlarında Bulunması Gerekenler

 

Buradan anlaşılacağı üzere finansal tablolara dayanmayan ve tamamen tahmini olan bilgilere bundan böyle yıllık faaliyet raporlarında yer verilmeyecektir. Bazı şirketler finansal durumlarını olduğundan daha iyi göstermek için faaliyet raporlarını buna yönelik yazmaktaydı. Bu durumlarını da ileriye yönelik tahmini yatırımlarının getirilerine dayandırmaktalar. Oysa, bu durum şuan ki Türk Ticaret Kanununun dürüst resim ilkesine tamamen aykırıdır.

 

Faaliyet raporunda sadece finansal değil, finansal olmayan risklere de yer verilmelidir. Bununla beraber yıllık faaliyet raporlarında, şirket faaliyetlerinin etkin, güvenilir ve kesintisiz şekilde yürütülmesini, muhasebe ve mali raporlama sisteminden sağlanan bilgilerin bütünlüğünü, tutarlılığını ve güvenilirliğini sağlamak amacıyla iç kontrollerin etkinliği ve yeterliliği gibi konularda açıklama yapılır.

 

Yıllık Faaliyet Raporunda Bilgiler Ne Yönde Olmalıdır?

 

Söz konusu yönetmeliğe göre, faaliyet raporundaki bilgiler, ilgili hesap dönemine ait iş ve işlemlerin akışını, finansal durumu, şirketin hak ve yararını gözetecek şekilde, doğru, eksiksiz, dolambaçsız ve gerçeğe uygun şekilde yansıtması gerekmektedir. Yıllık faaliyet raporunda yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bilgilere yer verilmez.

 

Yönetmeliğe göre yıllık faaliyet raporunun dili son derece sade ve yalın olmak zorundadır. Anlaşılması güç teknik kelimelerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Zira raporda teknik kelime kullanılması zorunlu ise bunlar mümkün olduğunca herkesin anlayacağı şekilde anlatılmalıdır.

 

Yönetmelik hükümlerinden de anlaşılacağı üzere yıllık faaliyet raporunun yazım dilinin anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde düzenlenmiş olması amaçlanmaktadır.

 

Faaliyet Raporlarında her türlü tahminin dayanağı da olmak zorundadır.

 

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere yıllık faaliyet raporları şirketlerin gerçek mali tablolarını temel alarak yazılmak zorundadır. İşte bu doğrultuda Faaliyet raporlarında hem finansal hem de finansal olmayan risklere yer verilebileceği gibi şirket yönetiminin geleceğe yönelik tahminlerine de yer verilebilir. Ancak, bu tahminlerin dayanağı raporda açıkça belirtilmek zorundadır.

 

Geleceğe yönelik söz konusu tahminler abartıdan uzak, şirket finansal durumu ile uyumlu olmalıdır.

 

Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Olması Zorunlu mudur?

 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan ve 28 Ağustos 2012 Tarih ve 28395 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca faaliyet raporlarının asgari içeriği standart hale getirilmiştir.

 

Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriği Nedir? Faaliyet raporunun asgari içeriği aşağıdakiler oluşturmaktadır.

 

1) Genel Bilgiler

 

2) Yönetim Organı Üyeleri ve Üst Düzey Yöneticilere Sağlanan Mali Haklar

 

3) Araştırma ve Geliştirme Çalışmaları

 

4) Şirket Faaliyetleri ve Faaliyetlere İlişkin Önemli Gelişmeler

 

5) Finansal Durum

 

6) Riskler ve yönetim organının değerlendirmesi

 

7) Diğer Hususlar

 

Bağlı ve hâkim şirketlerin raporları

 

TTK 199 maddesinde bağlı ve hâkim şirketlerin raporları tanımlanmıştır. Buna göre bağlı şirketin(yavru şirket) yönetim kurulu, faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, şirketin hâkim ve bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir rapor düzenler. Raporda, şirketin geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle, hâkim şirketin yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı tüm hukuki işlemlerin ve geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemlerin açıklaması yapılır. Hukuki işlemlerde edimler ve karşı edimler, önlemlerde, önlemin sebebi ve şirket yönünden yarar ve zararları belirtilir. Zarar denkleştirilmişse, bunun faaliyet yılı içinde fiilen nasıl gerçekleştiği veya şirketin sağladığı hangi menfaatlere ilişkin olarak bir istem hakkı tanındığı ayrıca bildirilir. Rapor, doğru ve dürüst hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır.

 

Yönetim kurulu raporun sonunda şirketin, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığını ve alınan veya alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığını açıklar. Şirket zarara uğramışsa, yönetim kurulu ayrıca zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtir. Bu açıklama sadece yıllık faaliyet raporunda yer alır.  

 

Hâkim şirketin her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanından; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile üç aylık hesap sonuçları, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri; yaptıkları işlemler ve bunların sonuç ve etkileri hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine göre düzenlenmiş bir rapor hazırlattırıp yönetim kuruluna sunmasını ve bunun sonuç kısmının yıllık rapor ile denetleme raporuna eklenmesini isteyebilir. Bağlı şirketler, red için yoruma yer bırakmayacak açıklıkta bir haklı sebebin varlığını ispat edemedikleri takdirde, bu raporun hazırlanması için gerekli olan bilgi ve belgeleri hâkim şirketin bu işle görevlendirilen uzmanlarına vermekle yükümlüdürler. İstemde bulunan yönetim kurulu üyesi, bunu bir üçüncü kişinin yararlanması amacıyla yapmışsa bunun sonuçlarından sorumlu olur.

 

Bağlı şirketler, red için yoruma yer bırakmayacak açıklıkta bir haklı sebebin varlığını ispat  edemedikleri takdirde, bu raporun hazırlanması için gerekli olan bilgi ve belgeleri hâkim şirketin bu işle görevlendirilen uzmanlarına vermekle yükümlüdürler. İstemde bulunan yönetim kurulu üyesi, bunu bir üçüncü kişinin yararlanması amacıyla yapmışsa bunun sonuçlarından sorumlu olur.

 

 Hâkim şirketin her pay sahibi genel kurulda, bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile hesap sonuçları, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri, yöneticileri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri, yaptıkları işlemler ve bunların sonuçları hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine uygun, doyurucu bilgi verilmesini isteyebilir.

 

28 Ağustos 2012 tarih ve 28395 sayılı Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelikte şirketler topluluğuna bağlı bir şirketin yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunda aşağıdaki konulara ait bilgilerin raporda yer alması gerektiği yer almıştır;

 

- Hâkim şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle, hâkim şirketin yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı hukuki işlemler ve geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemler,

 

- Yukarıda bahsedilen hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin alındığı veyahut alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hal ve şartlara göre, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığı ve alınan veya alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, şirket zarara uğramışsa bunun denkleştirilip denkleştirilmediği.

 

Denetim ve Cezai Müeyyide (Bağlı ve hâkim şirketlerin raporları)

 

Bu hükümlere uymayan şirket yöneticilerine TTK'nın 562'nci maddesi gereğice 200 günden az olmamak üzere adli para cezası düzenlenmiştir.